çağdaş toplum ve çağdaş yaşam anlayişi i̇çeri̇si̇nde hi̇zmet veren özel özel eği̇ti̇m ve rehabi̇li̇tasyon kurumlari ülkemizde engelli birey sayısı o

ÇAĞDAŞ TOPLUM VE ÇAĞDAŞ YAŞAM ANLAYIŞI İÇERİSİNDE HİZMET VEREN ÖZEL
ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON KURUMLARI
Ülkemizde engelli birey sayısı oldukça yüksektir. Çok genel bir
istatistiki rakamla ülke nüfusunun % 7-10 arasındaki birey sayısı
engelli olup, özel hizmete ihtiyaç duymaktadır. Nüfusun büyüklüğü göz
önüne alınacak olursa sayı hiçte azımsanacak düzeyde değildir. Büyük
kentlerden kırsalın en ücra yerine kadar engelliler birer birey olarak
nüfus içerisinde yerini almış bulunmaktadır. Öyle ki kendi halindeler,
özel eğitim hizmetlerinden yararlananların sayısı ne yazık ki çok az.
Herhangi bir nedenle engelli grubuna dahil olan bireyi; kendisine
yeterli, topluma yararlı bir birey haline getirmek, onların hakkı,
sosyal devletin görevi ve insan hakları anlayışının bir gereğidir.
İnsanların özlük hakkı olan eğitimi ve ayrıca engellilerin eğitimini
Anayasamız ve yasalarımız güvence altına almış bulunmaktadır.
Anayasamızın 61. maddesinde; “Devlet, sakatların korunmalarını ve
toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”
denilmektedir. Anayasamızın bu açık hükmüne rağmen bugün, engellilere
verilen hizmetlerde bir çok sorunla karşılaşılmaktadır.
Engellilerin toplumsal yaşama katılımlarının sağlanmasında, bilgi
birikiminin oluşması ve uygulanmasında, engelliler için öngörülen
hizmetlerin yönetiminde ve geliştirilmesinde devlet hizmetlerinin yanı
sıra özel eğitim ve rehabilite hizmetlerine ihtiyaç duyan bireylere
hizmet sunan “Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları”na duyulan
ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinin Verilmesinde Özel Özel
Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumlarının Önemi
“Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları”; zihinsel, bedensel,
sosyal, ruhsal, duygusal, konuşma, görme ve işitsel gibi engelleri
nedeniyle normal yaşamın gereklerine uyamama durumunda olan
bireylerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi
kendilerine yeterli olmalarını sağlayıcı beceriler kazandırmak üzere
kurulmuş ve bu doğrultuda hizmet veren kurumlardır.
Milli Eğitim Bakanlığı (Özel Özel Eğitim İlköğretim Okulları ve Özel
Özel Eğitim Kursları) veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu’na (Zihinsel, Spastik ve İşitme-Konuşma Özürlüler
Rehabilitasyon Merkezleri) bağlı olarak açılmış olan özel özel eğitim
ve rehabilitasyon kurumlarının nihai amacı engelli bireyi toplum
içerisinde kendi kendine yeterli hale getirmek ve böylece onların
topluma kazandırılmasını sağlamaktır.
Bu kurumlar, özel eğitime ihtiyacı olanlara yönelik yapılan inceleme,
tespit ve araştırmalar çerçevesinde elde edilen sonuçlara göre yeni
hizmet modelleri geliştirmeyi ve bu alana katkı sağlamayı
hedeflemektedir.
Kurumlara, çeşitli nedenlerle bireysel özellikleri ve eğitim
yeterlikleri açısından akranlarından beklenen düzeyden anlamlı
farklılık gösteren bireyler kabul edilir. Ağır, orta ve hafif düzeyde
zihinsel yetersizliği olanlar ile öğrenme yetersizliği olanlar;
işitme, görme, ortopedik ve sinir sistemlerinin zedelenmesi ile ortaya
çıkan yetersizliği olanlar; dil ve konuşma, sosyal ve duygusal uyum ve
özel öğrenme güçlüğü olanlar; birden fazla alanda yetersizliği
olanlar; otistik, down veya rett sendromlular; oryantasyon, hiperaktif
ve öğrenme güçlüğüne sahip olanlar bu hizmetlerden yararlanabilirler.
Dolayısıyla farklı engel grupları bu hizmet ağından yararlanma imkanı
ve fırsatı bulabilmektedir.
Bu hizmetler özel olarak ve amaca uygun bir şekilde oluşturulmuş
ortamlarda verilmektedir. Bu ortamlar; eğitim programlarının öngördüğü
bilgilerin ve davranış kalıplarının öğretildiği, günlük yaşayış
faaliyetlerinin ve becerilerinin kazandırıldığı, varolanların
geliştirildiği, motor fonksiyonlarının artırıldığı ve uygulamaların
yapıldığı mekanlardır. Özel eğitime uygun olarak hazırlanmış bu
mekanlarda geliştirilen teknik, yöntem ve materyaller uygulama alanı
bulmakta ve böylece bunların geliştirilmesi imkanı doğmaktadır.
Bu mekanlar, engel türlerine göre yapılandırılmakta ve bu alanda
eğitim görmüş meslek elemanlarınca yönetilmektedir. Kurumlardaki
bireylerin eğitim ve rehabilitasyonu; sosyal hizmet uzmanı, psikolog,
psikolojik danışman, fizyoterapist, özel eğitim uzmanı, çocuk gelişimi
ve eğitimi uzmanı, konuşma terapisti, el sanatları ve uğraşı
terapisti, özel eğitim sınıf öğretmeni gibi meslek elemanlarından
oluşan ekip tarafından ekip çalışması ilkelerine uygun olarak
yürütülmektedir. Ayrıca doktor ve hemşire gibi sağlık elemanları,
üniversitelerden akademisyenler ile çeşitli kurumlarda görev yapan
meslek elemanlarının desteği, görüşü ve gerektiğinde gönüllü olarak
katkıları alınmaktadır. Yardımcı personel olarak çocuk eğiticisi,
sekreter, şoför, teknik eleman ve hizmetli olmak üzere çeşitli
personel çalışmaktadır. Bu nedenle bu kurumlar önemli bir istihdam
alanı oluşturmaktadır.
Bunların yanı sıra özel eğitim ve rehabilite hizmetlerine ihtiyaç
duyan bireylerin eğitim ve öğretimleri sonucu, kendine ve topluma
faydalı kişiler olarak yetişebilmeleri ve istihdamları için uygun
işyerleri araştıran, engelli istihdamına elverişli iş kolları ile
ilgili olarak motive edici, rehberlik ve koordinatörlük hizmetleri
veren ve onlara bu konuda gerekli rehberliği yapan özel kurumlar
engelli bireylerin de çalışma yaşamına girmesinde pay sahibi
olabilmektedir.
Özel kurumlar, özel eğitim ve rehabilitasyonla ilgili olarak
hazırlanan yazılı ve görsel materyalleri elde ederek ailelerin ve
toplumun bilgilendirilmesinde kullanmaktadır. Ayrıca, kendi bünyesinde
engelliler alanına ilişkin bilimsel araştırma ve geliştirme
faaliyetlerinde bulunarak, bu faaliyetleri çeşitli etkinlikler
çerçevesinde kamuoyuna duyurmaktadır. Böylece engelliliğin bilinen ve
bilinmeyen pek çok nedenleri eğitim yoluyla az ya da çok kamuoyuna
duyurularak genel anlamda toplumun bu konuda bilinçlenmesi sağlanmış
olmaktadır.
Dolayısıyla toplum içerisinde bireyle birlikte aile önemli bir yer
tutmaktadır. Engelli bireyin kabulü, bakımı, yetiştirilmesi ve topluma
kazandırılmasında ailenin yeri çok çok büyüktür. Özel eğitimde ise
engelli birey ailesine yaklaşımlar ve aile eğitimleri bu açılardan
önemini artırmaktadır. Günümüz modern eğitim anlayışı bireyin bütün
yönleri ile devamlı surette gelişmesini amaçlar. Modern eğitim aileyi
kendi bünyesi dışında bırakamaz. Özel eğitimde aile eğitimi modern
eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. O halde bu anlayışla kurulan özel
kurumlar, aile eğitim faaliyetlerini kendi kapsamına alacak şekilde
örgütlemekte ve engelli bireyin bir “kişi” ve bir “bütün” olarak
gelişmesini hedeflemektedir. Bireyin bütün yönleri ile devamlı surette
gelişmesini hedefleyen Özel Kurum’lar, aile eğitim faaliyetlerini
kendi kapsamına alacak şekilde programlarını oluşturmaktadır. Bu
programlar sayesinde aile içinde yaşanan olumsuz değişim ve
dengelerde, aile üyelerinin ve özellikle çocukların bu dönemleri daha
az zararla atlatabilmesi için sürekli olarak aileye psikolojik ve
sosyal destek verilmektedir.
Engellilerin gerek bedensel gerekse ruhsal özellikleri nedeniyle kendi
yakın çevrelerinde ve toplum içerisinde aşağılanmadan bağımsız hareket
edebilmeleri ve toplumda yaşayan bireylerle iletişim ve etkileşim
kurabilmeleri için uygun ortamlar hazırlamak, onların yarınlarını
güvence altına almalarını sağlamaya yönelik destek oluşturmak özel
eğitim ve rehabilitasyon sürecinin bir parçasını oluşturmaktadır.
Tüm bu anlatılanları kendisine hedef edinmiş olan “Özel Özel Eğitim ve
Rehabilitasyon Kurumları” çeşitli nedenlerle birçok sorunla karşı
karşıya kalabilmektedir.
Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumlarının Karşılaştığı Sorunlar
ve Bu Sorunlara Çözüm Önerileri
Genel olarak hizmet veren veya üretim yapan tüm kurumların yaşamsal
sürecinde birtakım sıkıntıları söz konusu olduğu gibi özel özel eğitim
ve rehabilitasyon kurumlarının da birtakım sıkıntıları söz konusudur.
Özellikle günümüz piyasa şartlarındaki istikrarsızlık, kanunların
yetersizliği veya uygulanmasındaki güçlükler ve ticari güvende yaşanan
sıkıntılar bu sorunların sac ayaklarını ve ana kaynaklarını
oluşturmaktadır.
Sorunların artması veya bu kurumların hizmet üretmek yerine sorunlarla
baş etmeye çalışması beraberinde hiçte göz önüne getirilmeyen, asıl
sonuçları engelli birey ve ailesine yansıyan/yansıyacak olan bir
tabloyu karşımıza getirmektedir.
Kuşkusuz; engellilikle karşı karşıya olmak başta engelli bireyi ve
ailesini, engelli bireyle yaşayan yakınlarını ve genel olarak da
toplumun bütününü kapsayan sorunları da beraberinde taşır. Ancak
hiçbir sorun çözümsüz değildir. Çözüm üretirken mevcut yaklaşımlar
yıkıcı nitelikte olmamalıdır. Engellinin yetenek ve kapasitesini
geliştirmeye yönelik önlemlerin alınması bu alanda hizmet üreten
kurumların sorunsuz işleyişi ile yakından ilgilidir. Sorunları
çözümlenmeye çalışılan hizmet kurumları sorunsuz hizmet verme çabası
içerisinde olacaktır.
Bu nedenle özel kurumların işleyiş ve ekonomik sorunlarını en aza
indirebilmek, büyük ölçüde gelir kayıplarını önleyebilecekleri ve
rahat çalışabilecekleri bir işleyişin olmasına bağlıdır. Bu da konuyla
ilgili tedbirlerin bir an önce alınmasını zorunlu kılmaktadır.
Ülkemizde engellileri kapsayan yasal düzenlemelere baktığımızda;
eğitim, sağlık, istihdam ve topluma tam katılım konularındaki
yasaların içeriklerinde kurumların ve engellilerin haklarının
korunmaya çalışıldığını görmekteyiz. Ancak, bu yasaların uygulamaya
yansımasında pek çok aksaklığın olduğu bir gerçektir.
Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları, gerek işleyişinden
gerekse hizmet verdiği kişi ve ailelerden kaynaklanan bir çok sorunla
karşı karşıya kalabilmektedir. Bu sorunların bazılarını ve çözüm
önerilerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
1. Engellilerin sorunları genel olarak değerlendirildiğinde
sorunlarının gözardı edilemeyecek boyutlara ulaştığı görülmektedir. Bu
nedenle engellilerin sorunlarının farklı boyutlarını inceleyen ve
birbirini tamamlayan çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmaları
yapan ve yapacak olan özel kurumların bu çabalarının göz ardı
edilmemesinde ve desteklensinde fayda olacaktır.
2. Yukarıda da belirtildiği gibi Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon
Kurumları Milli Eğitim Bakanlığı veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu’na bağlı olarak açılmakta ve faaliyet göstermektedir.
Dolayısıyla devletin farklı kurumlarına bağlı olarak faaliyet gösteren
bu kurumların farklı işleyişlerinden kaynaklanan sıkıntıların
giderilmesinde bu farklılık göz önünde bulundurulmalıdır. Hiç bir
kurumun tek başına engelli sorunlarını çözümlemede yeterli olmayacağı
açıktır. Dolayısıyla engellilere hizmet götüren kurumların işbirliği
yapması ve eşgüdümlü çalışması zorunludur.
3. Her alanda olduğu gibi özel eğitim ve rehabilitasyon alanında da
ihmallerin ve istismarların olması ihtimaldir. Sonuçta bir kurumun
yapmış olduğu bir hatanın bedeli tüm kurumlara yansıyabilmektedir. Bu
da meslek elemanlarınca yürütülen ve ciddi ve ehil insanların elinde
işleyen kurumları yıpratabilmektedir.
4. Özel eğitimle ilgili meslek elemanlarının üniversitelerin ilgili
bölümlerinden sınırlı sayıda mezun olması ve alanla ilgili yetişmiş
personelin yetersizliği çok önemli sorunlardan birisidir. Engellilere
yönelik çalışan uzman personelin sayısal yetersizliği giderilmelidir.
Bu sayısal yetersizlik üniversiteler veya ilgili kurumlar tarafından
açılacak olan eğitim ve uzun süreli programlar ile giderilebilir.
5. Özel eğitim hizmetlerinden yararlanabilmek için ön koşul niteliği
taşıyan sağlık kurulu raporu almak engelli ve ailesi için zor bir
süreç içermektedir. Her yıl sağlık kurulu raporunun yenilenmesi
engelli bireyi ve aileyi zor durum bırakmaktadır. Kaldı ki genellikle
belirlenen bir yıl gibi bir süre özel eğitim için çok kısa bir
süredir. Bu sürenin kısalığı engelli bireyin özel kuruma devam
sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Özel eğitim hizmetlerinin
bedelinin ilgili kurumlarca ödenmesi için bütçe uygulama talimatına
göre her yıl yeniden rapor alma koşulunun kaldırılmasının ve sağlık
kurulu raporunun geçerlik sürelerinin en az üç yıl olmasının
sağlanması gerekmektedir.
6. Engelli birey için sağlık kurulu raporu alırken engelli birey ve
ailesine hastaneler tarafından kolaylık sağlanması, defalarca
hastaneye gidip gelmesinin önlenmesi, “kolaylık poliklinikleri”nden
ivedilikli ve hoşgörülü bir biçimde yararlanabilmesi sağlanmalıdır.
Böylece ailenin üzerinden önemli bir yük kalkmış, bu doğrultuda özel
kurumlar tarafından verilen eğitim de sırf sağlık kurulu raporu
nedeniyle kesintiye uğramamış ve verilen eğitim aksamamış olacaktır.
7. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetine ihtiyaç duyan engelli
bireylerin eğitim ve rehabilitasyon ücreti belirli ölçülerde bütçe
uygulama talimatı doğrultusunda velisinin bağlı bulunduğu kurum
(Emekli Sandığı ve SSK) tarafından karşılanmaktadır. Ancak Bağ-Kur ve
sosyal güvencesi olmayanlar bu hizmetin dışında kalmaktadır. Sosyal
güvenlik kapsamı dışındakiler için bu sorun Özel Özel Eğitim ve
Rehabilitasyon Kurumlarının hizmetlerinden yararlananlar oranında
ücretsiz eğitimleri yasal biçimde sağlanabilir ve bu kurumlara bu
hizmetlerinin karşılığı olarak belirli ölçülerde vergi muafiyeti
getirilebilir.
8. Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürlükleri, Emekli Sandığı,
Bakanlık ve Genel Müdürlükler’e bağlı saymanlıklar engellilerin
eğitim, tedavi ve rehabilitasyonlarının karşılığı olan ücreti engelli
bireyin velisine ödeme yapmaktadır. Dolayısıyla yapılmış ödemelerin
özel kurumlara geç yansıması veya velinin ödemeyi geciktirmesi özel
kurumları zor durumda bırakabilmektedir. Bu nedenle ilgili
saymanlıkların hizmet karşılığı yapacakları ödemeleri doğrudan özel
kurumlara yapması bu sorunu çözecektir.
9. Sosyal Sigortalar Kurumu’na bağlı müdürlüklerinden alınan
engellilerin eğitim, tedavi ve rehabilite hizmetleri karşılığı
ücretlerin alınabilmesi için çok sayıda evrakın hazırlanması aileleri
olduğu kadar kurumları da yıpratmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca
kırtasiyeciliğin azaltılması ailelerin ve kurumların işini
kolaylaştıracaktır.
10. Özel kurumlar tarafından engellilere verilen eğitim, tedavi ve
rehabilite hizmetleri karşılığı ücretlerin özel kurumlara tek elden
yapılması aslında alanda yaşanan kargaşayı tamamen kaldıracaktır.
Örneğin bu ödemeler tamamen Maliye Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan
bir birim tarafından yürütülebilir.
11. Özel kurumların ödemiş olduğu yüksek vergi tahakkukları ve katma
değer vergisi oranının yüksek oluşu bu kurumları ekonomik yönden zor
durumda bırakabilmektedir. Bu nedenle uygun vergi indirimi veya
muafiyetlerin yapılabilmesi ve buna yönelik birtakım kolaylıkların
getirilmesi kurumların daha sağlıklı işleyişini sağlayacaktır.
12. Engellilerin yaşamış oldukları dönem ve bugünkü insan ilişkileri
göz önüne alındığında sosyal çevrenin engelliler için çok önemli
olduğu belirlenmiştir. Sosyal destek sistemi olarak adlandırılan bu
ilişki ağının canlı tutulabilmesi her ne kadar engellinin maddi
yeterliliklerine bağlı olduğu düşünülse de toplum içerisinde bu ilişki
ağının güçlendirilmesine yönelik olarak, sosyal moral
propagandalarının yapılması gerekmektedir.
Sonuç
Özel bir eğitim ve uzmanlık alanı gerektiren özel özel eğitim ve
rehabilitasyon hizmetlerinin işleyişi her nedense sadece ekonomik
boyutları ile ele alınmaktadır. Oysa bu durum bir çok boyutu ile
değerlendirilebilir. Alanda yapılan güzel çalışmaları, yine alanda
karşılaşılan sıkıntılar gölgelemektedir.
Nüfusu ve sorunlarına karşılık bir çok ihtiyaçları artan engellilerin,
yaşadıkları çevrenin değişen demografik, psikolojik ve sosyo-ekonomik
koşullarına uyum sağlamalarında özel özel eğitim ve rehabilitasyon
kurumlarının üstleneceği rol giderek önem kazanmaktadır.
Genel bir yaklaşımla özel eğitime ve rehabilitasyona ihtiyaç duyan
bireylere hizmet veren özel kurumların bu alanla ilgili kamu kurumları
ile eşgüdüm içerisinde hizmet programları üretmesi ve uygulaması
engellilere verilecek hizmetlerin etkinliğini ve verimini
artıracaktır.
Özel eğitim ve rehabilitasyon alanının vazgeçilmez kurumları olan özel
özel eğitim ve rehabilitasyon kurumları; toplumdaki özel eğitim ve
rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç duyan bireylerin ve grupların
ihtiyaçlarının karşılanmasında devlet hizmetinin yanı sıra devlet
hizmetlerini tamamlar nitelikte ve özel eğitim ve rehabilitasyon
hizmetleri anlayışına uygun olarak verdiği hizmetlerle alandaki
ihtiyacı gidermektedir.
Günümüz şartlarına uygun nitelik ve kalitede hizmet vermek amacını
ilke edinmiş olan ve mevcut rezerv kapasitesi, fiziksel donanımı,
tecrübeli uzman kadrosu ve özellikle ileriye yönelik kalıcı bilimsel
plan ve programları ile hizmetlerini sürdüren bu kurumlara duyulan
ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Sonuç olarak, engellinin toplum içerisinde üretken ve katılımcı bir
birey olmasını, onun bağımlılığını en aza indirgeyecek kapasite
geliştirmesini, tüketici olmaktan çıkıp üretici olmasını, kendine
güveninin artmasını, hizmetlerde çağdaş teknolojilerin kullanılmasını,
mevcut kaynakları yükseltecek ve yeni kaynaklar oluşturacak yeterli
finansmanın sağlanmasını öngören bir politika oluşturmaya ve böyle bir
politikaya yaklaşım sürecine ihtiyaç vardır. Böylece ayrımcılık
gözetmeyen, gelişmiş olmanın temeli olan insanının toplum içerisinde
eğitilmiş ve üretken birey olmasına katkıda bulunacak, engellinin
insan hak ve özgürlüklerine ve özerkliğine, sosyal güvencesine sahip
çıkacak, yasalar oluşturacak ve bu yasaları uygulamaya aktaracak
“engelliler politikası”na ihtiyaç duyulmaktadır. Sosyal Devlet olmak
bunu gerektirir. Demokratik ve Sosyal Devlet, engellisine sahip
çıktığı gibi bünyesinde yer alan ve hizmet anlayışında olan
kurumlarına da sahip çıkar.

  • EXPERIMENT THE DAMPING EFFECT OF AIR DRAG ON A
  • CRUZ ROJA 902 222 292 SU PÁGINA WEB WWWCRUZROJAES
  • REGLAMENTO DE POLICÍA Y GOBIERNO MUNICIPAL DEL MUNICIPIO DE
  • SPRING INDEX 12 INDEX OF THE TIMING OF FOUR
  • TEKST UJEDNOLICONY – WPROWADZONE ZMIANY ZARZĄDZENIEM NR 79W2019 Z
  • AUTHORIZATION FOR CREMATION OF FETAL TISSUE ­­­­­­­­­­­­­­ OF
  • 2020 YTH REKTOR UNIVERSITAS SEBELAS MARET SURAKARTA DENGAN
  • STEPS FOR SETTING REALISTIC GOALS 1 DECIDE ON WHAT
  • BALDINTZA ADMINISTRATIBO BEREZIEN AGIRIA IRUNGO GIPUZKOA HIRIBIDEKO 16 ZENBAKIKO
  • C OMPLAINT FORM STICHTING VLUCHTELINGENWERK NEDERLAND IF YOU HAVE
  • ZÁKLADNÍ POVINNOSTI AUTORIZOVANÝCH OSOB AUTORIZOVANÉ OSOBĚ VYPLÝVÁ ZE ZÁKONA
  • ANNEX 3 ADDITIONAL APPLICANT(S) TEMPLATE FIRST OPEN CALL FOR
  • [TYPE HERE] FULL PAPER TITLE IN TITLE CASE NAME
  • INFORMACJA ZA 2010R GMINY GRĘBÓW ZGODNIE Z ART
  • CALENDARIO CREATIVO DE SEPTIEMBRE – KINDERGARTEN GENERA IDEAS DE
  • COMPETÊNCIA PARA JULGAMENTO DAS AÇÕES INDENIZATÓRIAS DECORRENTES DE ACIDENTES
  • NOTICE OF APPLICATION TO VARY A PREMISES LICENCE THIS
  • AMERICANS WITH DISABILITIES ACT (ADA) REQUEST FOR REASONABLE ACCOMMODATION
  • AYUNTAMIENTO DE CESPEDOSA DE TORMES PLAZA MAYOR Nº1 37750
  • CHAPTER 40 DENTAL HEALTH SUBCHAPTER 40A – SCHOOL
  • 3 FORM 14 RULE 724(1) ORIGINATING APPLICATION BY PROSPECTIVE
  • ELLENŐRZŐ KÉRDÉSEK A 2 ZÁRTHELYIHEZ 1 MEKKORA A
  • UNEPCBDCOPDECXI13 PÁGINA 0 CBD DISTR GENERAL UNEPCBDCOPDECXI13 5 DE
  • PRIOPĆENJE ZA MEDIJE ZAPOČINJE 6 LIBURNIA FILM FESTIVAL! POŠTOVANI
  • BIBLIOTECAS DE FRONTERA ECUADOR EL PROGRAMA CONSISTE
  • HOW TO USE THE SONY “CYBERSHOT” DIGITAL STILL CAMERA
  • CONCLUSIONES Y RECOMENDACIONES FINALES EN LOS HOSPITALES
  • FAKULTAS SAINS DAN TEKNOLOGI UNIVERSITAS SANATA DHARMA YOGYAKARTA SATUAN
  • REPÀS GENERAL DE FUNCIONS POLINÒMIQUES (I) (AMB SOLUCIONS) 1
  • INFORME DE PROGRESO EN LA EJECUCIÓN DEL PROYECTO (IPEP)